Sizin En Hayırlınız
Kur'ân-ı Öğrenen ve Öğreteninizdir

İnternetteki En Güvenilir Bilgi Kaynağınız.
Kuranı KerimKuran OkuKur'an MealiHadislerNazar DuasıFelak-NasAyetel KürsiBereket DuasıVİDEO

Hz. Ebubekir r.a. Hayatından Küçük Kesitler

Hz. Ebu Bekir’in hayatının belki en tatlı anları, Allah Rasulü (sav) ile beraber hicret yolculuğu yaptığı anlardır. Kaldı ki 13 senelik Mekke hayatında Müslümanlık adına gösterdiği performansla o, bu şerefi çoktan hak etmişti. Efendimiz de onu bundan esirgemedi ve yol arkadaşı olarak yâr-ı vefadârını seçti. Hz. Âişe anlatıyor: “Hz. Peygamber bize ya sabah, ya akşam gelirdi. Ancak Allah’ın kendisine hicret için izin verdiği gün, tam öğle saatinde geldi. O saatte hiç gelmezdi. Babam O’nu görünce “Hz. Peygamber bu saatte gelmezdi. Mutlaka önemli bir sebebi vardır” dedi. Efendimiz, içeri girince babam oturduğu yerden kalkıp yerini O’na verdi. Babamın yanında ben ve kız kardeşim Esma vardı. Allah Rasulü babama “Onları dışarı çıkar” dedi. Babam: “Ey Allah’ın Rasulü, onlar benim kızlarımdır. Anam babam sana feda olsun. Acaba bu iş nedir?” diye sordu. Hz. Peygamber: “Allah bana Mekke’den çıkmaya ve hicrete izin verdi” dedi. Babam: “Ey Allah’ın Rasulü! Sana arkadaş olmak istiyorum” dedi.
Hemen hemen herkesin bildiği gibi, hicretin en heyecanlı yeri, müşriklerin takibinden kaçarken Efendimiz ve Ebu Bekir’in Hira’daki Sevr Mağarasına sığınmalarıdır. Kendilerini takip eden müşrikler, mağaraya geliyorlar ve bir örümcek ağı ile karşılaşıp geriye dönüyorlar. O anda Hz. Ebu Bekir Efendimize “Allah’a yemin ederim ki, kendim için üzülmüyorum. Fakat hoşuma gitmeyen birşeyin sana ulaştığını görürsem çok üzülürüm” dedi. İtminan ve eman Peygamberi ise “Üçüncüleri Allah olan iki kişi için niye bu kadar üzülüyorsun ki? Tasalanma, Allah bizimle beraberdir”  buyurarak kendisi için endişelenen arkadaşını teselli etti.

Onun ferasetinden ayrı bir kesiti Ebu Said el-Hudrî anlatıyor: “Peygamber Efendimiz, vefat ettiği hastalığında başına bir sargı bağlayıp mescide geldi ve yavaş yavaş ilerleyip, minberin yanına vardı. Biz de O’na bakıyorduk. Nihayet minbere çıkıp oturdu ve:
-Ey nâs! Hayatım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, ben şimdi Kevser Havuzu başındayım. Şunu bilin ki, bir kula Cenab-ı Allah istiyorsan ben sana dünyayı ve dünyanın bütün zevk ve nimetlerini vereyim” demiş, o ise ahireti seçmiştir’, dedi.
Ebu Said diyor ki; hiç kimse Peygamberimizin bu sözünden birşey anlayamadı. Ancak Ebu Bekir, gözleri yaşararak:
-Anam babam sana feda olsun. Babalarımızı, analarımızı, kendimizi ve mallarımızı sana kurban ederiz, dedi. Zaten Peygamber Efendimizi bir daha minberde görmek bize nasip olmadı.
Ve Efendimizin vefatında İbn-i Abbas anlatıyor: ‘Peygamber Efendimizin vefatında Hz. Ebu Bekir Rasulullah’ın yanından çıktığı zaman Hz. Ömer halka: “Rasulullah ölmemiştir” diyordu. Ebu Bekir (ra):
– Ya Ömer! Otur, dediyse de Ömer oturmamakta diretti. Ebu Bekir hemen minbere çıktı. Bunun üzerine halk Ömer’i bırakıp Ebu Bekir’i dinlemeye koyuldular. Ebu Bekir Allah’a hamd ve sena ettikten sonra şöyle dedi:
-‘Sizden kim Muhammed’e ibadet ediyor idiyse, bilsin ki Muhammed ölmüştür. Ve kim Allah ‘a ibadet ediyor idiyse, bilsin ki Allah bakidir ve O’nun için ölüm yoktur. Cenab-ı Hakk Kur’ân-ı Mübin’de: “Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce nice peygamberler gelip geçmiştir. Demek eğer o ölür veya öldürülürse geri mi döneceksiniz? Kim geri dönerse Allah’a hiçbir surette zarar veremez. Allah ise şükredenlere karşılık verecektir” buyurmuştur. Ashab o kadar büyük bir şaşkınlık içine girmişlerdi ki, bu ayeti Hz. Ebu Bekir okuyana kadar Allah’ın bu ayeti indirdiğini sanki bilmiyorlardı da, Ebu Bekir’den öğrenmişlerdi. Bunları Hz. Ebu Bekir’den işiten her sahabi bu ayeti okumaya başlamıştı. Ömer (ra) de:
– Vallahi Ebu Bekir bu âyeti okuyuncaya kadar Peygamberin vefatı hakkında kanaatim yoktu. Onun okuduğunu işitince dehşet içinde kaldım. Ayaklarım beni tutmaz olmuştu. Nihayet Ebu Bekir’den: Habibim, tabii sen de öleceksin, onlar da ölecekler” ayetini işitince artık Hz. Peygamberin vefatına kanaat getirerek bulunduğum yere düştüm” demiştir.

Allah Rasulü (sav) vefatından sonra hiç kimse için “Benden sonra yerime geçsin” diye bir beyanda bulunmamıştı. Bulunmamıştı ama namaza çıkamadığı zamanlar “Ebu Bekir’e söyleyin namazı kıldırsın” demesi, Hz. Ömer’in imamete geçtiğini duyduğu an bunu kabullenmemesi “Mescide açılan bütün kapıları kapatın, yalnız Ebu Bekir’in kapısı açık kalsın” buyurması, onun Allah Rasulünden sonra halife olması gerektiğine dair sanki birer işaretti. İşte bu işareti anlayan sahabe-i kiram içindeki erbab-ı firaset ve onların başını çeken Hz. Ömer, Medine’de Benî Saîde Sakîfesinde halife seçmek için toplanan toplulukta, kalktı Hz. Ebu Bekir’e biat etti. Zira o anda Ensar cemaatı Hazreç kabilesi lideri Sa’d b. Ubade halife olsun diyor, Muhacirler ise bunu kabul etmeyip Ebu Bekir, Ömer ve Ebu Ubeyde olsun diye diretiyorlardı. Hz. Ömer’in bu esnada Hz. Ebu Bekir’e biat etmesi ile tartışma birden kesilmiş ve halk öbek öbek gelerek Hz. Ebu Bekir’e biat etmiştir. O arada Hz. Ebu Bekir biat edenlere ‘Allah’a itaat ettiğim müddetçe bana ettiğiniz bey’at üzerinde durursunuz” diyordu.

Hz. Ebu Bekir’in halife olduktan sonra verdiği ilk hutbe ise şöyledir: “Başınıza geçmiş olmam, içinizde benden iyisi yoktur demek değildir. Fakat Kur’ân-ı Kerim nâzil olmuş, Allah Rasulü dinin hükümlerini açıklamış ve bize aklın en üstününün takva olduğunu, akılsızlığın en koyusunun da fısk olduğunu bildirmiştir. Şunu bilin ki, en kuvvetliniz; benim yanımda mazlûmun hakkını kendisinden alıncaya kadar en zayıfınızdır. En zayıfınız da, yanımda hakkını zâlimden alıncaya kadar en kuvvetlinizdir.

Ey insanlar! Ben ancak Rasulüllah’ın yoluna tâbiyim. Ben aklıma ve arzuma göre hareket etmeye yetkili değilim. Şu halde ben, eğer iyilik edersem bana yardım ediniz. Ve eğer doğru yoldan, çıkarsam beni doğru yola çağırınız. Bu sözümü söyler, kendim ve sizler için Allah’tan mağfiret dilerim. “

BÖLÜMLER

BİR AYET

Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.
(Bakara 2/4)

BİR SÖZ

Eğri ok, doğru yol almaz.
(Hz Ali r.a.)
Dizayn: .:: Ferdi Korkmaz ::. | Kuranı Kerim | Site Haritası (Sitemap) | İletişim | Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları
Sitemizin hostingi sponsorumuz olan markum.net tarafından sağlanmaktadır.