Sizin En Hayırlınız Kur'ân-ı
Öğrenen ve Öğreteninizdir.

Yasin Suresi (Yasin oku)

Bu sayfadan Yasin Suresi'ni Türkçe yazılışı veya orjinal Arapça hattıyla okuyabilirsiniz. Eğer Yasin dinlemek isterseniz burdan dinleyebilirsiniz.

Peygamberimizin "Yâsin, Kur'ân'ın kalbidir. Allah'ı ve ahiret gününü arzu ederek Yâsin okuyan kimsenin geçmiş günahı affedilir. Onu ölülerinize okuyunuz." buyurduğu bu hadiste Onu ölülerinize okuyunuz cümlesi nedeniyle genel olarak günümüzde Yasin Suresi çoğunlukla ölülerimize okunmaktadır. Cenazenin 1., 7., 52. günü gibi günlerde düzenlenen Mevlitlerde çoğunlukla Yasin okunmaktadır.

Önemli Not: Yasin Suresi Türkçe harflere çevrilmiş hali Arapça'ya en yakın şekilde çevirilmiştir. "Li tunzira kavme(n)m mâ unzira", "eydihim sedde(n)v ve min halfihim" bu gibi kısımlar tecvid kuralına göre yazılmıştır. Türkçe yazım bir kaç kez kontrolden geçmiştir. Bilmediğiniz kaynaklardan Kur'an okumaya çalışmayın. Girdiğiniz site dini içerik sitesi değilse o kaynaklara güvenmeyin.

Bu sayfamızdan Yasin suresi'ni Arapça hattıyla da okuyabilirsiniz. Yasin Arapça hat, daha rahat okumanız için bilgisayar hattı seçilmiştir. Diğer Arapça hat seçenekleri de en kısa zamanda eklenecektir.

Yasin Suresi Arapça oku

Yasin Suresi Arapça okunuşu 1. sayfa Yasin Suresi Arapça okunuşu 1. sayfa
Yasin Suresi Arapça okunuşu 2. sayfa Yasin Suresi Arapça okunuşu 2. sayfa Yasin Suresi Arapça okunuşu 3. sayfa Yasin Suresi Arapça okunuşu 3. sayfa Yasin Suresi Arapça okunuşu 4. sayfa Yasin Suresi Arapça okunuşu 4. sayfa Yasin Suresi Arapça okunuşu 5. sayfa Yasin Suresi Arapça okunuşu 5. sayfa Yasin Suresi Arapça okunuşu 6. sayfa Yasin Suresi Arapça okunuşu 6. sayfa

Yasin Suresi Arapça

Bismillâhirrahmanirrahim
  1. Yâsin
  2. Vel kur'ânil hakim
  3. İnneke le minel murselin
  4. Âlâ siratim mustâkim
  5. Tenzilel azizir rahim
  6. Li tunzira kavmem mâ unzira âbâuhum fehum ğafilun
  7. Le kâd hâkkâl kâvlu âlâ ekserihim fehum lâ yu'minun
  8. İnnâ ceâlnâ fi â'nâkihim âğlâlen fe hiye ilel ezkâni fehum mukmehun
  9. Ve ceâlnâ mim beyni eydihim seddev ve min halfihim sedden fe ağşeynâhum fehum lâ yubsirun
  10. Ve sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ yu'minun
  11. İnnemâ tunziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmâne bil ğaybi fe beşşirhu bi mâğfirativ ve ecrin kerim
  12. İnnâ nâhnu nuhyil mevtâ ve nektubu mâ kaddemu ve âsârahum ve kulle şey'in âhsâynâhu fi imâmim mubin
  1. Vadrib lehum meselen ashabel karyeti iz câehel murselun
  2. İz erselnâ ileyhimusneyni fe kezzebuhumâ fe âzzeznâ bi sâlisin fe kâlu innâ ileykum murselun
  3. Kâlu mâ entum illâ beşerum mislunâ ve mâ enzeler rahmânu min şey'in in entum illâ tekzibun
  4. Kâlu rabbunâ yâ'lemu innâ ileykum le murselun
  5. Ve mâ aleynâ illel belâğul mubin
  6. Kâlu innâ tetayyârnâ bikum leil lem tentehu le nercumennekum ve le yemessennekum minnâ âzabun elim
  7. Kâlu tairukum meâ'kum ein zukkirtum bel entum kavmum musrifun
  8. Ve câe min aksâl medineti raculun yes'â kâle yâ kavmittebiul murselin
  9. İttebiu mel lâ yes elukum ecrav vehum muhtedun
  10. Ve mâ liye lâ a'budullezî fetaranî ve ileyhi turceun
  11. E ettehîzu min dunihi âliheten iy yuridnir rahmânu bi durril lâ tuğni ânni şefââtuhum şey'ev ve lâ yunkizun
  12. İnni izel le fi dâlâlim mubin
  13. İnni âmentu bi rabbikum fesmeun
  14. Kîyledhulil cennete kâle yâ leyte kâvmi yâ'lemun
  15. Bimâ ğâfera li rabbi ve cealeni minel mukramin
  16. Ve mâ enzelnâ âlâ kavmihi mim ba'dihi min cundim mines semâi ve mâ kunnâ munzilin
  17. İn kânet illâ sayhatev vâhîdeten fe izâ hum hamidun
  18. Yâ hasraten âlel ibadi mâ ye'tihim mir rasulin illâ kânu bihi yestehziun
  19. Elem yerav kem ehleknâ kablehum minel kuruni ennehum ileyhim lâ yârciun
  20. Ve in kullul lemmâ cemi'ul ledeynâ muhdarun
  21. Ve âyetul lehumul erdul meytetu ahyeynâhâ ve âhrâcnâ minhâ hâbben feminhu ye'kulun
  22. Ve ceâlnâ fihâ cennâtim min nâhiliv ve â'nâbiv ve feccernâ fihâ minel uyun
  23. Li ye'kulu min semerihi ve mâ âmilethu eydihim efelâ yeşkurun
  24. Subhânellezi hâlekâl ezvâce kullehâ mimmâ tumbitul erdu ve min enfusihim ve mimmâ lâ yâ'lemun
  25. Ve âyetul lehumul leylu neslehu minhun nehâra fe izâ hum muzlimun
  26. Veş şemsu tecri li mustekârril lehâ zâlike tâkdirul azizil âlim
  27. Vel kamera kaddernâhu menâzile hâttâ âde kel urcunil kâdim
  28. Leşşemsu yembeği lehâ en tudrikel kâmera velel leylu sâbikun nehâri ve kullun fi feleki yesbehun
  29. Ve âyetul lehum ennâ hâmelnâ zurriyyetehum fil fulkil meşhun
  30. Ve hâlâknâ lehum mim mislihi mâ yârkebun
  31. Ve in neşe' nuğrikhum felâ sârihâ lehum velâhum yunkazun
  32. İllâ rahmetem minnâ ve metâân ilâ hin
  33. Ve izâ kile lehumutteku mâ beyne eydikum ve mâ hâlfekum leâllekum turhâmun
  34. Ve mâ te'tihim min âyetim min âyâti rabbihim illâ kânu ânhâ mu'ridin
  35. Ve izâ kile lehum enfiku mimmâ razekakumullâhu kâlellezine keferu lillezine âmenu enut'imu mel lev yeşâullâhu at'âmehu in entum illâ fi dâlâlim mubin
  36. Ve yekulune metâ hâzel vâ'du in kuntum sâdikin
  37. Mâ yenzurune illâ sayhatev vâhîdeten te'huzuhum vehum yehissimun
  38. Felâ yestetiune tâvsiyetev ve lâ ilâ ehlihim yârciun
  39. Ve nufihâ fis suri fe izâ hum minel ecdâsi ilâ rabbihim yensilun
  40. Kâlu yâ veylenâ mem beâsenâ mim merkâdinâ hâzâ mâ veâder rahmânu ve sadekâl murselun
  41. İn kânet illâ sayhâtev vâhîdeten feizâ hum cemi'ul ledeynâ muhdarun
  42. Fel yevme lâ tuzlemu nefsun şey'ev velâ tuczevne illâ mâ kuntum tâ'melun
  43. İnne ashâbel cennetil yevme fi şuğulin fâkihun
  44. Hum ve ezvâcuhum fi zilâlin alel eraiki muttekiun
  45. Lehum fihâ fâkihetuv ve lehum mâ yeddeun
  46. Selâmun kavlem mir rabbir rahim
  47. Vemtâzul yevme eyyuhel mucrimun
  48. Elem â'hed ileykum yâ beni âdeme el lâ ta'buduş şeytane innehu lekum âduvvum mubin
  49. Ve eni'buduni hâzâ sîrâtum mustekim
  50. Ve lekâd edâlle minkum cibillen kesiran efelem tekunu ta'kilun
  51. Hâzihi cehennemulleti kuntum tuâdun
  52. İslevhel yevme bimâ kuntum tekfurun
  53. El yevme nâhtimu âlâ efvâhihim ve tukellimunâ eydihim ve teşhedu erculuhum bimâkânu yeksibun
  54. Velev neşâu letâmesnâ âlâ â'yunihim festebekus sîrâtâ fe ennâ yubsirun
  55. Velev neşâu le mesâhnâhum âlâ mekânetihim femestetâu mudiyyev ve lâ yârciun
  56. Ve men nuâmmirhu nunekkishu fil halki efelâ yâ'kilun
  57. Ve mâ âllemnâhuş şi'râ ve mâ yembeği lehu in huve illâ zikruv ve kur'ânum mubin
  58. Li yunzira men kâne hâyyen ve yehikkâl kâvlu âlel kâfirin
  59. E ve lem yerav ennâ halâknâ lehum mimmâ amilet eydinâ en'amen fehum lehâ mâlikun
  60. Ve zellelnâhâ lehum fe minhâ rakubuhum ve minhâ ye'kulun
  61. Ve lehum fihâ menâfiu ve meşâribu efelâ yeşkurun
  62. Vettehâzu min dunillâhi âlihetel leâllehum yunsarun
  63. Lâ yesteti'une nâsrahum vehum lehum cundum muhdarun
  64. Felâ yahzunke kavluhum innâ nâ'lemu mâ yusirrune ve mâ yu'linun
  65. Evelem yerâl insânu ennâ hâlâknâhu min nutfetin fe izâ huve hâsimun mubin
  66. Ve darabe lenâ meselev ve nesiye halkâhu kâle men yuhyil izâme ve hiye ramim
  67. Kul yuhyihellezi enşeehâ evvele merrati ve huve bi kulli halkin âlim
  68. Ellezi ceâle lekum mineş şeceril âhdâri nârân fe izâ entum minhu tukidun
  69. Eveleysellezi hâlekas semâvâti vel erdâ bi kadirin âlâ en yahluka mislehum belâ ve huvel hâllâkul âlim
  70. İnnemâ emruhu izâ erade şey'en en yekule lehu kun fe yekun
  71. Fe subhanellezi bi yedihi melekutu kulli şey'iv ve ileyhi turceun

Youtube üzerinden Yasin dinlemek için uygun bağlantıyı tıklayın.

Ayetel Kürsi dinle Ayetel Kürsi dinle

Yasin Suresi dinle:

Mahir Muagli (Maher al-Muaigly) sesinden

Bu sayfayı paylaşarak bize destek olur musunuz?

TwetlePaylaşPinterestRedditTumblrLinkedin

Yasin Suresi meali

  1. Yâ Sîn.
  2. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur'an'a andolsun ki,
  3. Sen elbette (peygamber) gönderilenlerdensin.
  4. Dosdoğru bir yol üzeresin.
  5. Kur'an, mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.
  6. Ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için indirilmiştir.
  7. Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.
  8. Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.
  9. Biz, onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler.
  10. Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
  11. Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği hâlde Rahmân'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele.
  12. Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) bir bir kaydetmişizdir.
  1. (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.
  2. Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz" dediler.
  3. Onlar şöyle dediler: "Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahmân, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."
  4. (Elçiler ise) şöyle dediler: "Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor."
  5. "Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir."
  6. Dediler ki: "Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur."
  7. Elçiler de, "Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz?). Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz" dediler.
  8. Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! Bu elçilere uyun."
  9. "Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir."
  10. "Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O'na döndürüleceksiniz."
  11. "O'nu bırakıp da başka ilâhlar mı edineyim? Eğer Rahmân bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar."
  12. "O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum."
  13. "Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!"
  14. (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine) Cennete gir" denilince. "Keşke, dedi, kavmim bilseydi!"
  15. Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını.
  16. Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.
  17. Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.
  18. Yazık o kullara! Kendilerine bir peygamber gelmezdi ki, onunla alay ediyor olmasınlar.
  19. Kendilerinden önce nice nesilleri helâk ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?
  20. Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır.
  21. Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.
  22. Orada nice hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik, içinden sular fışkırttık;
  23. Onun ürünlerinden ve kendi elleriyle ürettiklerinden yesinler diye. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
  24. Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir.
  25. Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.
  26. Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiri (düzenlemesi)dir.
  27. Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur.
  28. Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.
  29. Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.
  30. Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.
  31. Biz istesek onları suda boğarız da kendileri için ne imdat çağrısı yapan olur, ne de kurtarılırlar.
  32. Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve bir süreye kadar daha yaşasınlar diye kurtarılırlar.
  33. Onlara, "Önünüzde ve arkanızda olan şeylerden (dünya ve ahirette göreceğiniz azaplardan) sakının ki size merhamet edilsin" denildiğinde yüz çevirirler.
  34. Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmez ki ondan yüz çeviriyor olmasınlar.
  35. Onlara, "Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın" denildiği zaman, inkâr edenler iman edenlere, "Allah'ın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz" derler.
  36. "Eğer doğru söyleyenlerseniz, bu tehdit ne zaman gelecek?" diyorlar.
  37. Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar.
  38. Artık ne birbirlerine tavsiyede bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
  39. Sûra üfürülür. Bir de bakarsın, kabirlerden çıkmış, Rablerine doğru akın akın gitmektedirler.
  40. Şöyle derler: "Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman'ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler."
  41. Sadece korkunç bir ses olur. Bir de bakarsın, hepsi birden toplanıp huzurumuza çıkarılmışlardır.
  42. O gün kimseye, hiç mi hiç zulmedilmez. Size ancak işlemekte olduğunuz şeylerin karşılığı verilir.
  43. Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.
  44. Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.
  45. Onlar için orada meyveler vardır. Onlar için diledikleri her şey vardır.
  46. Çok merhametli olan Rab'den bir söz olarak (kendilerine) "Selâm" (vardır).
  47. (Allah, şöyle der:) "Ey suçlular! Ayrılın bu gün!"
  48. "Ey Âdemoğulları! Ben, size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.
  49. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi?"
  50. "Andolsun, o sizden pek çok nesli saptırmıştı. Hiç düşünmüyor muydunuz?"
  51. "İşte bu, tehdit edildiğiniz cehennemdir."
  52. "İnkâr ettiğinizden dolayı bugün girin oraya!"
  53. O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder.
  54. Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu hâlde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!
  55. Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.
  56. Kime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (gücünü azaltırız). Hâlâ düşünmeyecekler mi?
  57. Biz, o Peygamber'e şiir öğretmedik. Bu, ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.
  58. (Aklen ve fikren) diri olanları uyarması ve kâfirler hakkındaki o sözün (azabın) gerçekleşmesi için Kur'an'ı indirdik.
  59. Görmediler mi ki, biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin) eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.
  60. Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.
  61. Onlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
  62. Belki kendilerine yardım edilir diye Allah'ı bırakıp da ilâhlar edindiler.
  63. Onlar, ilâhlar için (hizmete) hazır asker oldukları hâlde, ilâhlar onlara yardım edemezler.
  64. (Ey Muhammed!) Artık onların sözü seni üzmesin. Çünkü biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
  65. İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir.
  66. Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: "Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?"
  67. De ki: "Onları ilk defa var eden diriltecektir. O, her yaratılmışı hakkıyla bilendir."
  68. O, sizin için yeşil ağaçtan ateş yaratandır. Şimdi siz ondan yakıp duruyorsunuz.
  69. Gökleri ve yeri yaratan Allah'ın, onların benzerini yaratmaya gücü yetmez mi? Evet yeter. O, hakkıyla yaratandır, hakkıyla bilendir.
  70. Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri o şeye ancak "Ol!" demektir. O da hemen oluverir.
  71. Her şeyin hükümranlığı elinde olan Allah'ın şanı yücedir! Siz yalnız O'na döndürüleceksiniz.

Yasin Suresi dinle

Yasin-i Şerif dinle: Abdulbaset Abdussamed sesinden

Yasin Suresi kaç ayettir?

Mekke döneminde inmiştir. 83 âyettir. Sûre, adını ilk âyeti oluşturan "Yâ-Sîn" harflerinden almıştır. 22. ve 23. cüzlerde yer almaktadır. Kelime sayısı 733 ve harf sayısı 3068'dir. Yasin Suresi, çok sayıda ismi olan surelerden birisidir.

Yasin Suresi ne zaman ve nerede indirilmiştir?

Mekke döneminde inmiştir. Cin Suresi'nden sonra inmiştir. Kur'an-ı Kerim de (Mushaf da) 36. sırada, iniş tarihine göre ise 41. sırada yer almaktadır. Sûrede başlıca ahlâkî sorumluluklar, Antakya halkına gönderilen peygamberler ve halkının onları yalanlaması, Allah’ın bir olduğu ve kudretinin delili olan örnekler, insanların öldükten sonra kıyamet günü diriltildiklerinde nasıl karşılanacakları, hesap ve ceza konu edilmektedir.

Yasin Suresi'nde geçen Habib-i Neccar hadisesi nedir?

Yasin 13. ile 32. ayetlerde, Allah’a davet için bir şehre giren üç peygamberin öyküsü anlatılmaktadır. O şehrin halkı, bu üç elçinin davetini kabul etmemişlerdir. Bazı rivayetlere göre bu elçiler Allah tarafından gönderilen elçiler yine bazı rivayetlere göre Hz. İsa (a.s) tarafından gönderilen elçilerdi.

Habib-i Neccar (Mümini Al-i Yasin) olduğu düşünülen bir kişi, halkı bu elçilere iman getirmeye davet etti. Halkı onu yalanladı ve öldürdü. Bu sebeple o halkın üzerine azap hak oldu.

Hadis ve tefsir kaynakları Habib-i Neccar'ın imanından övgüyle bahsetmişlerdir. Habib-i Neccar'ın mezarı Türkiye'nin Antakya şehrinde bulunmaktadır.

Yasin okumanın faziletleri

  • Aç olan insan doyar.
  • Susuz insanın susuzluğunu giderir.
  • Çıplak ise giyindirilir.
  • Bekâr ise evlenir.
  • Korkuyorsa emniyete kavuşur.
  • Hasta ise sağlığına kavuşur.
  • Yolcu ise seferi sırasında yardım edilir.
  • Ölü yanında okunursa, Allah ona sorguyu kolay tutar.
  • Eğer kaybolan birisi varsa bulunur.

Kader önceden yazılmış mıdır?

Herkes kaderinin önceden yazılmış olduğunu zanneder. Ama bu yanlış. Kader kavramı; Allah kaderimizi önceden yazmış olduğu...

Kader önceden yazılmış mıdır?

Hatim ve Mevlit okutmak

Cenazenin 7., 40., 52. gecesi ile ölüm yıldönümünde hatim ve mevlit okutmak gibi, belli günler de yapılması gerekir diye birşey yoktur.

Hatim ve Mevlit okutmak

Dert etme Dua et. Hz. Mevlana

Her derdin çözümü Allah’ta gizlidir. Ya çözer yada sınamak için erteler. Yada daha da zorlaştırır. Bazı dertler o kadar ağırdır ki duanın yanında büyük bir sabırda...

Dert etme Dua et. Hz. Mevlana


Bu sayfayı paylaşarak bize destek olur musunuz?

TwetlePaylaşPinterestRedditTumblrLinkedin

İlginizi çekebilir


İletişim - Künye

© 2008 - 2019 Kur'an Sitesi. Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizin hostingi sponsorumuz olan Markum Bilişim Teknolojileri tarafından sağlanmaktadır.

s:0.0082511901855469