Sizin En Hayırlınız
Kur'ân-ı Öğrenen ve Öğreteninizdir

SAYFAMIZI BEĞENİN
DİNİNİ BİLMEYEN DİNİNİ YAŞAYAMAZ
Ey Rabbim! Helâl kıldıklarını bana kâfi kılarak
haram kıldıklarından beni muhafaza et,
beni fazlınla senden başkasına muhtaç etme.


İnternetteki En Güvenilir Bilgi Kaynağınız.
Kur'an Sitesi
ANA SAYFA
KUR'AN MEALİ
AYETLER - SURELER
HADİSLER - HADİS ARAMA
KUR'AN-I KERİM
PEYGAMBERİMİZ
İLMİHAL BİLGİLERİ
MAKALELER VE YAZILAR
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİNİ ANKETLER
RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI
NAMAZ BÖLÜMÜ
TEMİZLİK VE ABDEST
ASHAB-I KİRAM
ORUÇ VE RAMAZAN AYI
AHİRET VE AHİRET HAYATI
İL İL NAMAZ VAKİTLERİ
DİNİ SÖZLÜK
NAMAZ VAKİTLERİ
İL İL NAMAZ
VAKİTLERİ
İÇİN TIKLAYIN
ZİYARETÇİ DEFTERİ
ZİYARETÇİ
DEFTERİ
*Yeni*
Görüş ve Düşüncelerinizi
Bizimle Paylaşın
ANKETLER
DİNİ ANKET
BÖLÜMÜ
 



     TEYEMMÜM

Sözlükte "bir işe yönelmek, bir şeyi kastetmek" anlamına gelen teyem­müm dinî literatürde, suyu temin etme veya kullanma imkânının bulunma­dığı durumlarda hadesi yani büyük ve küçük hükmî kirliliği gidermek mak­sadıyla, temiz toprak veya yer kabuğundan sayılan bir maddeye sürülen ellerle yüzü ve iki kolu meshetmekten ibaret hükmî temizlik demektir. Ab­dest ve gusül normal durumlarda su ile yapılan ve maddî temizlenme özel­liği de taşıyan hükmî bir temizlik iken teyemmüm istisnaî hallerde başvuru­lan, abdest ve gusül yerine geçen (bedel) sembolik bir işlemdir. İslâm'ın mükellefler için böyle bir imkânı getirmiş olması, hem namaz başta olmak üzere ibadetlerin ifasına büyük önem vermiş bulunmasının hem de kolaylığı ilke edinmiş olmasının sonucudur.
Kur'an'da teyemmüm imkânıyla ilgili olarak şöyle buyurulur: "Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız, yahut biriniz ayak yolundan ge­lirse, yahut kadınlarla temasta bulunur da su bulamazsanız, temiz toprakla teyemmüm edin. Onunla yüzlerinize ve kollarınıza meshedin" (el-Mâide 5/6). Hz. Peygamber de hicretin 5. yılında nâzil olan bu hükmü tatbikî ola­rak göstermiş ve açıklamış; teyemmümün cevazı ve mahiyeti hakkında, ayrıntıyla ilgili görüş farklılıkları hariç tutulursa, fakihler arasında kayda değer bir ihtilâf olmamıştır.


TEYEMMÜMÜN SEBEPLERİ
Teyemmüm abdest ve gusül yerine geçen bir bedel ve istisnaî hüküm olup ancak belli bir mazeretin bulunması halinde yapılabilir. Bu mazeretler de iki grupta toplanabilir: 1. Abdest veya gusle yetecek miktarda suyun bulunmaması. 2. Suyu kullanmayı engelleyen fiilî bir durumun veya suyu kullanmamak için dinen geçerli bir mazeretin/engelin bulunması.
Abdest ve gusle yetecek suyun hiç bulunmaması, yürüyerek veya vası­tayla kolayca gidilip gelinebilecek bir mesafeden daha uzakta olması, su yolunda bir tehlikenin varlığı, parayla su satın alma imkânının olmayışı veya fiyatının rayiç bedelin çok üstünde olması, suyu kullanmanın sağlık açısından tehlikeli oluşu, suyu elde etme araç ve gerecinin bulunmayışı, havanın veya suyun aşırı derecede soğuk olması gibi durumlar da yukarı­daki iki mazeret halinin sık rastlanılan örnekleri olarak sayılabilir. Bu ko­nuda mükellef kendi karar vermeli, haklı ve geçerli bir mazeretinin bulundu­ğuna kanaat getirdiğinde dinin bu ruhsatından yararlanmalıdır.
TEYEMMÜMÜN YAPILIŞI
Teyemmüm, hükmî temizlenme niyetiyle temiz toprağa sürülen el ayasıyla yüzü ve kolları dirseklerle birlikte meshetmekten ibarettir. Bu sebeple teyem­mümün niyet, yüzü meshetmek, kolları dirseklerle birlikte meshetmek şeklinde üç farzı vardır. Diğer bir anlatımla teyemmüm bu üç fiilden oluşur.
Teyemmüme başlarken besmele çekmek, sıraya riayet etmek yani önce yüzü sonra kolları meshetmek, bunları yaparken ara vermemek, elleri top­rağa vurduğunda ileri geri hareket ettirmek ve toprağın parmak aralarına girmesini sağlamak, ellerini topraktan kaldırınca parmaklardaki toz ve top­rakları silkelemek teyemmümün sünnet ve âdâbı olarak sayılır.
Temiz, kuru ve tozlu toprakla teyemmüm edilebileceği gibi taş, kum, ça­kıl, tuğla, kiremit gibi maddelerle de yapılabilir. İki elin iç yüzü, yüzün meshi ve kolların meshi için ayrı ayrı toprağa sürülür. Birincide iki elin içiyle yüzün tamamı, ikincisinde sol elin içi ile sağ el ve kol, sağ elin içi ile sol el ve kol dirseklerle birlikte tamamen meshedilir. Yüzün ve kolların ekserisini meshetmeyi yeterli gören fakihler de vardır.
Namaz vakti girmeden teyemmüm edilmesi câizdir. Su bulunmadığı, mazeret hali kalkmadığı sürece bir kimse yaptığı teyemmümle dilediği kadar farz ve nâfile namaz kılabilir. Bu Hanefî mezhebinin görüşüdür. Hanefî mezhebi dışındaki üç mezhebe göre, teyemmümün geçerli olabilmesi için namaz vaktinin girmiş olması gerekir ve bir teyemmümle birden fazla farz namaz kılınamaz. Ancak Hanbelîler birden fazla kazâ namazı kılınabileceği görüşündedir.
TEYEMMÜMÜ BOZAN DURUMLAR
1.     Abdesti bozan ve guslü gerektiren durumlar teyemmümü de bozar. Çünkü teyemmüm bu ikisinden bedeldir. Cünüp olan kimse teyemmüm yaptıktan sonra abdesti bozan bir durum meydana gelse, yalnız abdesti bozulmuş olur, cünüplük hali geri gelmez.
2.     Hastalık, tehlike, şiddetli soğuk, suyu elde edecek araç ve gerecin yok­luğu gibi teyemmümü mubah hale getiren bir mazeret sebebiyle teyemmüm yapılmış da bu mazeret hali ortadan kalkmışsa, teyemmüm bozulmuş olur.
3.      Yaptığı teyemmümle namaz kılan kimse namaz esnasında suyu görürse veya su bulunursa, teyemmümü bozulmuş olur. Namazı teyemmümle kıldık­tan sonra su bulunursa vakit çıkmamış bile olsa kılınan bu namazın iadesi gerekmez. Şâfiîler bu durumda iadeyi gerekli görür. Namaz vakti çıktıktan sonra ise iadenin gerekmediğinde görüş birliği vardır.
 
Logitech Ses Sistemi
AYET KÖŞESİ
Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke'de, âlemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kâ'be'dir.
(Âl-i İmrân 3/96)
HADİS KÖŞESİ
Hani Mevla Osman İbnu Affan radıyallahu anh anlatıyor: "Hz. Osman radıyallahu anh, bir kabrin üzerinde durunca sakalı ıslanıncaya kadar ağlardı. Kendisine: "Cenneti ve cehennemi hatırladığın vakit ağlamıyorsun, fakat kabri hatırlayınca ağlıyorsun!" dediler. Bunun üzerine: "Çünkü Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın şöyle söylediğini işittim: "Kabir, ahiret menzillerinin birinci menzilidir. Kişi ondan kurtulabilirse, ondan sonrakiler daha kolaydır. Ondan kurtulamazsa ondan sonrakiler bundan daha zordur, daha şediddir." Hz. Osman devamla Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın şu sözünü de na... Devamı
BİR SÖZ
Kadına aşırı düşkünlük ahmakların işidir.
(Hz. Ali r.a.)
ESMA-Ü'L HÜSNA
* er-Reşîd *
Bütün işleri ezelî takdîrine göre yürütüp, bir nizam ve hikmet üzere âkıbetine ulaştıran; Her şey'i yerli yerine koyan, en doğru şekilde nizama sokan... Reşîd isminde iki mâna vardır: 1. Doğru ve selâmet yolu gösteren. Bu mânada Hâdî ismiyle eş mânaya gelir. 2. Hiçbir işi boş ve faydasız olmayan, hiçbir tedbîrinde yanılmayan, hiçbir takdîrinde hikmetsizlik bulunmayan zât mânasındadır.
RİSALE-İ NUR'DAN
Ey insan! insan isen, şu güzel işlere tabiatı, tesadüfü, abesiyeti, dal karıştırma; çirkin etme, çirkin yapma, çirkin olma.
sözler
yirmi dördüncü söz
Sayfa: 321
BİR DUA
Şirkten Korunmak İçin (Sabah-Akşam) Okunacak Dua
"Allahumme inni euzu bike min en uşrike bike şey'en ve ene a'lemu ve estağfiruke lima la a'lemu inneke ente allamulğuyubi." (Allahım! Şüphesiz ben bilerek herhangi bir şeyi şirk koşmak (eş ve ortak tanımak) tan sana sığınırım.Bilmeyerek işlemiş olduğum(şirk ve hatalarım) ın senden bağışlanmasını dilerim. Şüphesiz ki bütün gaybları (gizli şeyleri) ancak sen bilirsin.) (et-terğıb ve et-terhib: 1/76)
Site Haritası (Sitemap) | İletişim | Sitelerdeki Linklerimiz | Linkler  
Kur'an | Kuran | Ayetler | Hadisler | Kur'an Meali | Peygamberimizin Hayatı  
Design: .:: Web Site Yönetim Yazılımı - Ferdi Korkmaz ::. Hosting Turkishost
Bu sitedeki veriler Diyanet İşleri Başkanlığı web sitesi ve Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi'nden derlenerek hazırlanmıştır.