"Sizin En Hayırlınız Kur'ân-ı Öğrenen ve Öğreteninizdir"
(Hadisi Şerif)
İnternetteki En Güvenilir Bilgi Kaynağınız.
Hicri: 27 Zilhicce 1435
Miladi: 21 Ekim 2014

SAYFAMIZI BEĞENİN
Kur'an Sitesi Ey Rabbim! Helâl kıldıklarını bana kâfi kılarak haram kıldıklarından beni muhafaza et,
beni fazlınla senden başkasına muhtaç etme.
ANA SAYFA
KUR'AN MEALİ
AYETLER - SURELER
HADİSLER - HADİS ARAMA
KUR'AN-I KERİM
PEYGAMBERİMİZ
İLMİHAL BİLGİLERİ
MAKALELER VE YAZILAR
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DİNİ ANKETLER
RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI
NAMAZ BÖLÜMÜ
TEMİZLİK VE ABDEST
ASHAB-I KİRAM
ORUÇ VE RAMAZAN AYI
AHİRET VE AHİRET HAYATI
İL İL NAMAZ VAKİTLERİ
DİNİ SÖZLÜK
NAMAZ VAKİTLERİ
İL İL NAMAZ
VAKİTLERİ
İÇİN TIKLAYIN
ZİYARETÇİ DEFTERİ
ZİYARETÇİ
DEFTERİ
*Yeni*
Görüş ve Düşüncelerinizi
Bizimle Paylaşın
ANKETLER
DİNİ ANKET
BÖLÜMÜ
 
*** WEB SİTEMİZİN AMACI VE HEDEFİ ***
İnsanlarda kitap okuma alışkanlığının olmadığı ve internetin de bu kadar yaygınlaştığı günümüz koşullarında, insanlara doğru bilgi edindirecek web sitelerinin yaygınlaşmasının gerektiği görüşündeyim. Müslümanım diyen birinin müslüman olmayı gerektiren konuları bilmemesi veya başkalarından duyarak eksik bir bilgiyle hayatını idame ettirmesi çok üzücü bir durum. Medyanın ve internetin bu kadar çok yer teşkil ettiği günümüzde bu bilgileri insanlara sunmak için çaba gösterilmemesi çok üzücü, islamiyeti yayma ve öğretme yolunda herkesin elinden geldiği kadar bir çaba göstermesi gerekmektedir. Peygamberimiz bir hadis-i şerifinde "Sizin en hayırlınız Kur'ân-ı öğrenen ve öğreteninizdir" buyurmuştur. Bizlerde Yüce Allah'ın Kur'ân-ı Kerim ve peygamberimiz aracılığıyla bizlere bildirdiklerini öğrenmeliyiz ve öğrendiklerimizi çevremizdeki insanlarla paylaşmalıyız. Bu sayede Allah'ın izniyle Peygamberimizin "En Hayırlınız" diyerek buyurmuş olduğu kullar arasında olabilelim. Allah herkese nasip etsin ve bizi hidayete erenlerden eylesin. (Amin)
İnsanlara Kur'ân hakkında bilmediklerini ve öğrenmek istedikleri bütün konuları ulaştırmak için girdiğimiz bu yolda herkesten yardımlarını bekliyoruz. Elinizde bulunan veritabanı, yazı, makale, program vb. kullanılabilecek materyalları mail adresi üzerinden bize gönderebilirsiniz.
Lüften bize site hakkındaki düşüncelerinizi, sitemizde bulunmasını istediğiniz konuları, siteyi daha iyi bir hale nasıl getirebiliriz bunun gibi görüşlerinizi bildirin.
Yardımlarını esirgemeyen herkesten Allah razı olsun.


*** ANKET ***
Kur'an-ı Günlük Yaşantımızda "En Çok" Hangi Amaç İçin Okuyoruz?
Açıklama: Bu anketin yapılış amacı Kur'an-ı Kerim'in günlük yaşantımızda çoğumuz tarafından "En Çok" hangi amaçla okunduğunu saptamaktır. Anketi cevaplarken lütfen "En Çok" hangi amaçla okuyorsanız onu seçiniz. Burdaki cevapların hepsini günlük yaşantımızda zaten yapmamız gereklidir. Bizim vurgulamak istediğimiz "En Çok hangi amaçla okuduğumuz".
     Anket Sonuçlarını Görmek İçin Tıklayın

*** MAKALELERDEN ŞEÇMELER ***
Kuran'ı Anlayarak Okuyabiliyormuyuz?
Kur'an-ı Arapça olarak okumak ve dinlemekte bir ibadettir. Burda belirtmek istediğimiz Arapçayı öğrenip Kur'an-ı anlamak değil, mealler ve tercemeler aracılığıyla Kur'an'da belirtilen hükümleri öğrenmeye çalışmamızdır. Bir çoğumuz Arapça yazıyı okumakta zorlandığı için sadece aklında kalıp ezberledikleriyle yetinmektedir. Bu ve bunun gibi sebepleri bir kenara bırakıp Kur'an'da belirtilen hükümleri öğrenmemiz gerekmektedir. Buda meal ve tercemelerin okunmasıyla mümkün olacağından bunları bol bol okumamız gerekmektedir. Türkçe meal ve tercemelerin de okunması sevap olacağından buda bir anlamda ibadettir.

Kader Alnımıza Yazılanlar mı? Yoksa Yaptıklarımızın Karşılığı mı?
Sende çok iyi biliyorsun ki elde ettiğin her şey senin kendi iradenin sonucunda yaptıklarının karşılığıdır. Kaderi kendi tanımınla geçmişte yaşadıkların olarak görüyorsun. Geçmişe dönüp bunları düzeltmek mümkün değil bunlarla beraber yaşamakta çözüm olmuyor. İleride yaşayacağın kaderin ne olduğunu da bilmiyorsun iyi mi kötümü. Sen ne istersen nasıl istersen o şekilde olur. Mademki bilmiyorsun göremiyorsun hatta tahmin bile edemiyorsun o zaman sen iyi olmasını istiyorsan iyi olması için çaba sarf et o zaman iyi olduğunu göreceksin. Bazen kötü şeylerde istenmeyen şeylerde olacak ki o zaman iyi olanın farkında olabilesin. Sen çalıştın da karşılığını başkası mı aldı, ne için çalıştın da faydasını veya zararını görmedin.


*** SİTEMİZDEKİ KONULARDAN SEÇMELER ***
Namazların Kazası
Bir namazı vaktinde kılmaya eda, vaktinden sonra kılmaya kazâ denir. Vaktinde kılınamayan namaza fâite çoğulu fevâit denir ki, vakti içinde yakalanamamış namaz anlamındadır. Vaktinde kılınamamış namazı ifade için "kaçmış" anlamındaki fâite kelimesinin kullanılmış olması, bir müslümanın namazı kasten terketmeyeceğini, vakti içinde eda edeceğini, ancak uyuma ve unutma gibi elde olmayan nedenlerle namazın "kaçmış" olabileceğini hissettirmesi bakımından manidar bir seçimdir.Devamı
 
İki Namazı Bir Vakitte Kılmak
Cem‘ kelimesi, sözlük anlamı itibariyle “iki veya daha fazla şeyi bir araya getirmek, toplamak” anlamlarına gelir. Cem‘in fıkıhtaki terim anlamı ise, “birbirini takip eden iki namazın (öğle ile ikindinin veya akşam ile yatsının), bu ikisinden birinin vaktinde, birlikte ve peşipeşine kılınması”dır. Eğer bu birlikte kılma birinci namazın vaktinde ise buna cem‘-i takdîm, ikincisinin vaktinde ise cem‘-i te'hîr denilir. Âlimler, hac zamanında Arafat'ta öğle ile ikindinin öğle namazının vaktinde birlikte kılınması (cem‘-i takdîm) ve Müzdelife'de akşam ile yatsının yatsı namazının vaktinde birlikte kılınması (cem‘-i te'hîr) konusunda görüş birliği etmişlerdir.Devamı
 
Namazın Sünnetleri
Sünnet, Hz. Peygamber'in devamlı olarak yaptığı ve bir mazeret olmak­sızın terketmediği veya mazeretsiz nâdiren terkettiği şeydir. Namazda Sübhâneke duasını okumak, eûzü çekmek bu mânada sünnettir. Sünnetin yapılmasına sevap olmakla birlikte terkedilmesine ceza (ikab) yoktur; sadece kınama ve sitem (itâb) vardır. Namazın sünnetleri, namazın vâciplerini ta­mamlar, onlardaki kusurları telâfiye ve fazla sevaba vesile olur. Sünnetlere riayet etmek ve devam etmek Hz. Peygamber'e muhabbetin bir nişanesi sayılır.Devamı
 
Sabah Namazının İki Rekat Farzının Kılınışı
Ayakların arası dört parmak açıklıkta ve parmak uçları kıbleye doğru gelecek şekilde ayakta kıbleye dönülür. İkamet getirilir. (Erkekler için) "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü sabah namazının farzını kılmaya" diye niyet edilir. "Allahü Ekber" diyerek iftitah tekbiri alınır. Erkekler tekbir alırken; ellerin içi kıbleye karşı ve parmaklar normal açıklıkta bulunur. Başparmaklar, kulak yumuşağı hizasına gelecek şekilde eller yukarıya kaldırılır. Kadınlar tekbir alırken; ellerinin içi kıbleye karşı, parmaklar normal açıklıkta ve parmak uçları omuz hizasına gelecek şekilde ellerini yukarıya kaldırır.Devamı
 
Hergün Okumamız Gereken Bereket Duaları
Yarabbi! Kazancımıza bereket ihsan eyle, helalinden en verimli ve üretken bir şekilde çalışıp çok kazanabilmeyi nasip eyle!. Yarabbi! Elde edeceğimiz mal ve serveti israf etmeden, senin razı olacağın yerlere kendimiz, ailemiz ve insanlık için en hayırlı şekilde değerlendirebilmeyi nasip eyle!. Yarabbi! Menkul ve gayrimenkullerimizi, işyerimizi, malımızı, canımızı her türlü afetten, yangından, soygun ve benzeri tehlikelerden muhafaza eyle!. Allahım! Bizlere kazançta helal bilinci ve Kul hakkı duyarlılığı ihsan eyle! Özellikle malımızı, servetimizi, canımızı rızana uygun olarak değerlendirip, bunlarla ebedî mutluluk olan ahiret mutluluğunu elde edebilmeyi bizlere nasip ve müyesser eyle!Devamı
 
Namazda Türkçe Olarak Dua Edilebilir mi?
"Namazda insanların kelâmından hiçbir şey uygun olmaz. Çünkü namaz ancak tesbih, tekbir ve Kur'an okumadan ibarettir" (Müsned, V, 447-448; Nesaî, “Sehv”, 20; bk. Müslim, “Mesâcid”, 35; Ebû Dâvûd, “Salât”, 174). Hadiste geçen "insanların kelâmı" sözü, başka biriyle karşılıklı konuşmak anlamına gelebileceği gibi insanların kendi aralarındaki konuşmaları türünden konuşma, gündelik konuşma ve insan sözü anlamına da gelebilir. "Namaz ancak tesbih, tekbir ve Kur'an okumadan ibarettir" ifadesi ise, hasr ifade edecek şekilde anlaşılacak olursa, namazda bunların dışında bir şey yapılamayacağı sonucu çıkar.Devamı
 
Hz. Muhammed (s.a.s)'in Peygamberlikten Önceki Hayatı
Hz. Muhammed (s.a.s.) Milâddan sonra 571 senesi, Fil Yılı'nda, 12 Rebiülevvel (20 Nisan) pazartesi gecesi sabaha karşı, Mekke'nin doğusunda bulunan "Hâşimoğulları Mahallesi"nde, babasından kendisine mirâs kalan evde doğdu. Arapların takvim başı olarak kullandıkları "Fil Vak'ası", Peygamberimiz (s.a.s.)'in doğumundan 52 gün kadar önce olmuştu. Hz. Muhammed (s.a.s.)'in doğumundan iki ay kadar önce babası Abdullah, Suriye seyâhatinden dönerken Yesrib (Medine)'de hastalanarak 25 yaşında vefât etmiş ve orada defnedilmişti. Peygamberimiz (s.a.s.)'e, babasından mirâs olarak beş deve, bir sürü koyun, doğduğu ev ve künyesi Ümmü Eymen olan Habeşli Bereke adlı bir câriye kalmıştır.Devamı
 
Mümin - Kafir - Münafık
Mümin; Allah'a, Hz. Peygamber'e ve O'nun haber verdiği şeylere yürekten inanıp, kabul ve tasdik eden kimseye mümin denir. Müminler âhirette cennete gire­cekler, orada pek çok nimetlere kavuşacaklardır. Kâfir; İslâm dininin temel prensiplerine inanmayan, Hz. Peygamber'in yüce Allah'tan getirdiği kesin olan ve tevâtür yoluyla bize kadar ulaşmış bulunan esaslardan (zarûrât-ı dîniyye) bir veya birkaçını yahut da tamamını inkâr eden kimseye kâfir denir. Münafık; Allah'ın birliğini, Hz. Muhammed'in peygamberliğini ve onun, Allah'tan getirdiklerini kabul ettiklerini söyleyerek, müslümanlar gibi yaşadıkları halde, kalpten inanmayan kimselere münafık denir. Münafıkların içi başka dışı başkadır. Sözü özüne uygun değildir.Devamı
 
Maddi ve Hükmü Kirlilik
Fıkıh literatüründe "tahâret" her iki tür temizliği de içine alan geniş bir kapsama sahipken maddî kirlilik genelde "necâset", hükmî kirlilik de "hades" terimleriyle ifade edilir. Beden, elbise ve namaz kılınacak yerde bulunan, namaz ve benzeri ibadetlerin sıhhatine de engel olan hakiki yani maddî pisliklerden temizlenmeye "necâsetten tahâret", abdestsizlik ve cünüplük gibi hükmî kirlilik­ten temizlenmeye de "hadesten tahâret" denilir. Her iki tür temizlik de namaz ve benzeri ibadetlerin ön şartı konumundadır.Devamı
 
Namazı Bozan Şeyler
Namazın rükünlerinden veya şartlarından herhangi birinin eksikliği durumunda namaz bozulur. Namazın bozulmuş olacağı fâsid veya bâtıl tabirleriyle ifade edilir. Rükün ve şartların eksikliği dışında ayrıca kaçınılması, yapılmaması gereken bazı durum ve davranışlar vardır ki, bunların hepsine birden “müfsidât-ı salât” (namazı bozan şeyler) denir. Namazı bozan şeyler şu şekilde gruplandırılabilir: Devamı
 
Nafile Namazlar
Nâfile, farz ve vâcip olan ibadet yerine getirildikten sonra, onlar dışında daha fazla sevap elde etme amacıyla yapılan ilâve ibadeti ifade eder. Bunun ötesinde aşağıda görüleceği gibi nâfile kapsamında yer alan sünnet namazları mümkün oldukça kılmak, kılmaya çalışmak, Peygamberimiz'e olan muhabbeti ve bağlılığı pekiştirme bakımından son derece yerinde bir tutum olur. Farzlara tâbi nâfile namazlar; sabah namazının farzından önce iki; öğle namazının farzından önce dört, farzından sonra iki; ikindi namazının farzından önce dört; akşamın farzından sonra iki; yatsının farzından önce dört, farzdan sonra iki olmak üzere toplam 20 rek‘attır. Cuma namazının farzından önce ve sonra kılınan dörder rek‘atlık nâfile namazlar da farzlara tâbi nâfile kapsamında yer alır. Bunların bir kısmı müekked, bir kısmı gayr-i müekkeddir. Devamı
 
Temizlik
Kur'ân-ı Kerîm'in birçok âyetinde, Hz. Peygamber'in hadislerinde ve örnek hayatında temizliğin önemi ve gerekliliği üzerinde ısrarla durulmuş, genel anlamda temizlik ve ibadet amaçlı temizlikle ilgili birtakım ilke ve ölçüler geti­rilmiş ve temizlik bazı ibadetler için ön şart sayılmıştır. Çünkü din, özü itibariyle mânevî kirlerden arınma, Allah'ı tanıma, O'na itaat ve ibadet etmeden ibaret gibi görünse de ruhun yücelişi ve insanın böyle mânevî bir bağlantı ortamına geçebilmesi için insanı çevreleyen fizik şartların da buna uygun olması gerekir. Devamı
 
Kaza ve Kadere İman
Kader ve kazâya iman yüce Allah'ın ilim, irade, kudret ve tekvîn sıfatla­rına inanmak demektir. Bir başka deyişle bu sıfatlara inanan kimse, kader ve kazâya da inanmış olur. Bu durumda kader ve kazâya inanmak demek, hayır ve şer, iyi ve kötü, acı ve tatlı, canlı ve cansız, faydalı ve faydasız her ne varsa hepsinin Allah'ın bilmesi, dilemesi, kudreti, takdiri ve yaratması ile olduğuna, Allah'tan başka yaratıcı bulunmadığına inanmak demektir.Devamı
 
Cuma Namazının Kılınışı
Cuma günü öğle vaktinde ezan okunur (dış ezan). Camiye girince vakit uygunsa iki rek‘at tahiyyetü'l-mescid, ardından dört rek‘at sünnet kılınır. Bu, cumanın ilk sünnetidir. Hatip minbere çıkmadığı sürece bu namazlar kılınabilir. Ama hatip minbere çıkmış ise, onu dinlemek daha uygundur. Sonra cami içinde bir ezan daha okunur (iç ezan), arkasından minberde imam, cemaate hutbe okur. Bu hutbeden sonra kamet getirilerek cuma namazının iki rek‘at farzı cemaat halinde kılınır ve imam açıktan okur. Bundan sonra dört rek‘at sünnet kılınır. Bu dört rek‘at, cumanın son sünnetidir. Burada yeri gelmişken cuma namazının farz ve sünnetlerinden sonra kılınan dört rek‘atlık "zuhr-i ahîr" namazı ve onun devamında "vaktin sünneti" adıyla kılının iki rek‘atlık namaz hakkında bilgi verilecek, bundan sonra da cuma namazının vaktiyle ve cuma namazıyla ilgili bazı fıkhî meselelere temasla konu tamamlanacaktır.Devamı
 
Abdestin Vücudumuza Faydaları
Abdest, başlı başına bir maddî te­mizlik olması ve birçok tıbbî faydalar taşıması yanında, temelde bir manevî temizlik ve arınma vasıtasıdır. Abdes­tin imanın yansı olduğunu, abdest alır­ken yıkanan uzuvlardan günahların dö­küldüğünü, kıyamet gününde müslümanların abdestin eseriyle yüzleri, el ve ayakları parlak olduğu halde çağrıla­caklarını ifade eden hadislerle, abdes­tin fazileti hakkındaki diğer birçok ha­dis bulunması, bu hususu açıkça ortaya koymaktadır. Abdestin, fıkıh ıstılahın­da, maddî kirliliği değil de manevî kirliliği ifade eden hadesten temizlenme sayılması da onun bu özelliğini göste­rir.Devamı
 
 
REKLAM ALANI
ZONGULDAK
BİLGİSAYAR
Notebook Servisi
Marka Bağımsız
Notebook Tamiri
Anakart Tamiri
Chip Değişimi
Ekran Değişimi
0372 252 52 58
Merkez
ZONGULDAK
AYET KÖŞESİ
Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selâmla karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.
(Nisâ 4/86)
HADİS KÖŞESİ
Safvan İbnu Assal radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam beni seriyyede savaşa gönderdi. (Yola çıkarken) şu talimatı verdiler: "Allah'ın adıyla, Allah yolunda yürüyün. Allah'ı inkar edenlerle savaşın. İşkence yapmayın, (ahidde bulunduğunuz taktirde) ahdinizi bozmayın, çocukları öldürmeyin."
BİR SÖZ
Fırsatlar da bulutlar gibi çabucak geçer gider.
(Hz. Ebubekir r.a.)
ESMA-Ü'L HÜSNA
* el-Hâfıd *
Yukarıdan aşağıya indiren, alçaltan... Allah Teâlâ, istediği kulunu yukarıdan aşağı atıverir. Şan ve şeref sâhibi iken, rezîl ve rüsvây eder ve bu muamelesi çok defa, kendisini tanımıyan, emirlerini dinlemeyen âsiler, başkalarını beğenmiyen mütekebbirler ve hak, hukuk tanımayan zâlim zorbalar hakkında tecellî eder.
RİSALE-İ NUR'DAN
Bir saatin san'atkarı nasıl saatini çevirir, açar, gösterir, tarif eder. kur'an dahi, elinde kainatı tutmuş, öyle yapıyor.
mektubat
on dokuzuncu mektup
Sayfa: 189
BİR DUA
Sıkıntı Sırasında Okunacak Dua
Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) sıkıntı ve meşakkat olduğunda şu zikri yapardı: "Halim, Kerim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Ben azametli Arş'ın Rabbı olan Allah'ı tesbih (noksanlıklardan tenzih) ederim. Ben yedi göğü Rabbı ve güzel Arş'ın Rabbı olan Allah'ı tesbih ederim." (Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai, İbni Mace, hd: 3883)
Kur'an | Kuran | Ayetler | Hadisler | Kur'an Meali | Peygamberimizin Hayatı
Design: .:: Web Site Yönetim Yazılımı - Ferdi Korkmaz ::. Hosting Turkishost
Bu sitedeki veriler Diyanet İşleri Başkanlığı web sitesi ve Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi'nden derlenerek hazırlanmıştır.