Sizin En Hayırlınız
Kur'ân-ı Öğrenen ve Öğreteninizdir
Kuran Sitesi Facebook Logo
FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN
DİNİ BİLMEYEN DİNİNİ YAŞAYAMAZ
İnternetteki En Güvenilir Bilgi Kaynağınız.

Kur'an Sitesi

 
Felâk - Nas
Sureleri
Nazardan KorunmaNazar Duası Nazardan Korunma
Bereket DuasıBereket Duası Karınca Duası
Ayetel KürsiEn Çok Okunan
Ayet - Ayetel Kürsi
Cuma NamazıCuma Namazı Bilmedikleriniz
 
WEB SİTEMİZİN AMACI VE HEDEFİ
İnsanlarda kitap okuma alışkanlığının olmadığı ve internetin de bu kadar yaygınlaştığı günümüz koşullarında, insanlara doğru bilgi edindirecek web sitelerinin yaygınlaşmasının gerektiği görüşündeyim. Müslümanım diyen birinin müslüman olmayı gerektiren konuları bilmemesi veya başkalarından duyarak eksik bir bilgiyle hayatını idame ettirmesi çok üzücü bir durum. Medyanın ve internetin bu kadar çok yer teşkil ettiği günümüzde bu bilgileri insanlara sunmak için çaba gösterilmemesi çok üzücü, islamiyeti yayma ve öğretme yolunda herkesin elinden geldiği kadar bir çaba göstermesi gerekmektedir. Peygamberimiz bir hadis-i şerifinde "Sizin en hayırlınız Kur'ân-ı öğrenen ve öğreteninizdir" buyurmuştur. Bizlerde Yüce Allah'ın Kur'ân-ı Kerim ve peygamberimiz aracılığıyla bizlere bildirdiklerini öğrenmeliyiz ve öğrendiklerimizi çevremizdeki insanlarla paylaşmalıyız. Bu sayede Allah'ın izniyle Peygamberimizin "En Hayırlınız" diyerek buyurmuş olduğu kullar arasında olabilelim. Allah herkese nasip etsin ve bizi hidayete erenlerden eylesin. (Amin)
İnsanlara Kur'ân hakkında bilmediklerini ve öğrenmek istedikleri bütün konuları ulaştırmak için girdiğimiz bu yolda herkesten yardımlarını bekliyoruz. Elinizde bulunan veritabanı, yazı, makale, program vb. kullanılabilecek materyalları mail adresi üzerinden bize gönderebilirsiniz.
Lüften bize site hakkındaki düşüncelerinizi, sitemizde bulunmasını istediğiniz konuları, siteyi daha iyi bir hale nasıl getirebiliriz bunun gibi görüşlerinizi bildirin.
Yardımlarını esirgemeyen herkesten Allah razı olsun.


İŞTE EN ÇOK MERAK EDİLİP ARANAN KELİMELER ve
SİTEMİZLE İLGİLİ BİR KAÇ BİLGİ (ŞAŞIRTICI BİLGİLER MEVCUT)
En Çok Arananlar Nazar Duası

Web sitemizden toparlanan bilgilere göre işte en çok merak edilen konular ve birkaç kısa bilgi:

1-) En çok aranan kelime "Nazar Duası". Bu kelimeyi en çok bayanlar arama yapıyor büyük bir orana sahipler. Burdan nazar olayına bayanların daha çok inandığı ortaya çıkıyor.

2-) "Felak ve Nas Sureleri" en çok arananlarda ikinci sırada ama ilgiinç bir durumdur ki Felak ve Nas Sureleri yine en çok nazar için okunan surelerdir. Burdan şu çıkıyor Nazar olayına inananların sayısı küçümsenemeyecek kadar çok.

3-) En çok aranan üçüncü kelime "Bereket Duası" diğer adıyla karınca duası. Aslında böyle bir dua yok kaynaklarda ve hadislerde böyle bir dua ile ilgili sağlam bir bilgi bulunmuyor.

4-) Siteye en çok mobil cihazlardan giriş yapılıyor. Buda internetin artık mobil cihazlardan daha yoğun kullanıldığının sinyalini veriyor.

5-) Yaş sıralamasında 18 ile 34 yaş aralığında bulunanların çok büyük bir üstünlüğü bulunmaktadır.

6-) En çok girilen iller sıralamasını yaparsak nüfüs yoğunluğunun çok olması sebebiyle büyük iller bulunmaktadır. İstanbul birinci sırada sonra Ankara, İzmir, Adana, Bursa olarak devam etmektedir. Büyük iller dışında bakarsak en başı Konya çekmektedir. Ülke bazlı bakarsak Almanya Türkiye'den sonra ikinci sırada yerini korumaktadır. Buda Almanya'da Türk sayısının çok fazla olmasından kaynaklanıyor.

7-) Sitede geçirilen vakit ve gezilen sayfa sayısına bakıldığında ortalama 2 dakika ve 2-3 sayfa olarak göze çarpıyor


*** MAKALELERDEN ŞEÇMELER ***
Cuma Namazı şartlarını taşıyan her müslümana farz olduğu bütün ulemalarca üzerinde şüphe bulunmayan bir namazdır. Başlıkta belirttiğimiz gibi geçerli mi değil mi Zuhri ahir gerekir mi konusu bu namazın farz olup olmaması ile ilgili değil aynı anda bir yerleşim yerinde kılınabilir mi kılınamaz mı şüphesine nazaran kılınmaktadır. Bunu birazdan ayrıntılı açıklayacağız.
Şimdi zuhri ahiri biraz açalım nedir bu son öğle namazı? Peygamberimizin döneminde asıl kaynak peygamberimiz olduğu için tüm müslümanlar aynı yerde namaz kılıyorlardı bundan farklı birşey olma ihtimali de yok. Düşünün Peygamberimizin olduğu bir yer varken farklı bir yerde toplanıp namaz kılınması düşünülemez. Burası tamam. Sorun bundan sonrasında başlıyor. Müslümanlık yayılıyor müslüman şehirleri ve köyleri kuruluyor. Müslümanlar çoğalıyor şimdi herkesin toplanıp aynı yerde namaz kılması diye bir durum sizce düşünülebilir mi? Sadece düşünülebilir ama uygulanamaz.
Biraz da bu ihtiyat konusuna değinmek istiyorum bence en önemli olan konu da bu. İhiyat olan bu sorunun asıl sebebi aynı yerleşim yerinde ihtiyaç olmadıkça namaz kılınamaz ihtimali. Bu meselenin tek sebebi bu. Burda hiç bir kimse herkesin namazı kabul olur yada ilk kılanın namazı kabul diyemez. Burda dikkat edilmesi gereken asıl konu cuma namazı herkese farz ve cumayı kılan ayrıca öğle namazı kılması gerekmez. Bunu akıldan çıkarmadan kabul olmamıştır şuphesiyle değil, çünkü dinde şüphe ile ibadet olmaz. Kabul olduğuna inanarak sadece ihtiyat amacıyla namaz kılmanın daha hayırlı ve faydalı olacağına inanarak kılmak daha iyidir. Şimdi burda dikkat edilmesinde fayda olan başka bir konu daha ortaya çıkıyor. Şuphe ile ibadet olmaz düşüncesi ile bu namazın kılınmaması gerektiği konusu. Çünkü bu namazın hiçbir kaynağı ve delili bulunmamaktadır. Bazı alimler bu namazın bidat sonradan uydurulma olma konusuna da değinmişlerdir.
Şimdi burdan çıkan sonuçlar ve müctehitlerin görüşlerini ve delillerini göz önüne aldığımızda, karşı çıkanların bile zaruret halinde birden fazla yerde namaz kılınabilir görüşüne dayanarak ve zuhri ahirin ihtiyat sebebiyle kılınmasının bir dayanağı olmadığından ve yine Peygamberimizin cuma öncesinde ve sonrasında nafile namaz kıldığı sabit olduğundan bu sünnetinde yerine getirilmemesi sebebiyle kılmamakta fayda vardır. Yine kılmak isteyenler kılabilir buna kimse karşı çıkamaz ama bu konulara dikkat ederek kılmakta fayda vardır bunu akıldan çıkarmayınız. Allah herkese en doğru şekilde ibadet etmeyi ve rızasını kazanmayı nasip etsin. (Amin)  Devamı...


Kur'an-ı Arapça olarak okumak ve dinlemekte bir ibadettir. Burda belirtmek istediğimiz Arapçayı öğrenip Kur'an-ı anlamak değil, mealler ve tercemeler aracılığıyla Kur'an'da belirtilen hükümleri öğrenmeye çalışmamızdır. Bir çoğumuz Arapça yazıyı okumakta zorlandığı için sadece aklında kalıp ezberledikleriyle yetinmektedir. Bu ve bunun gibi sebepleri bir kenara bırakıp Kur'an'da belirtilen hükümleri öğrenmemiz gerekmektedir. Buda meal ve tercemelerin okunmasıyla mümkün olacağından bunları bol bol okumamız gerekmektedir. Türkçe meal ve tercemelerin de okunması sevap olacağından buda bir anlamda ibadettir.  Devamı...


Sende çok iyi biliyorsun ki elde ettiğin her şey senin kendi iradenin sonucunda yaptıklarının karşılığıdır. Kaderi kendi tanımınla geçmişte yaşadıkların olarak görüyorsun. Geçmişe dönüp bunları düzeltmek mümkün değil bunlarla beraber yaşamakta çözüm olmuyor. İleride yaşayacağın kaderin ne olduğunu da bilmiyorsun iyi mi kötümü. Sen ne istersen nasıl istersen o şekilde olur. Mademki bilmiyorsun göremiyorsun hatta tahmin bile edemiyorsun o zaman sen iyi olmasını istiyorsan iyi olması için çaba sarf et o zaman iyi olduğunu göreceksin. Bazen kötü şeylerde istenmeyen şeylerde olacak ki o zaman iyi olanın farkında olabilesin. Sen çalıştın da karşılığını başkası mı aldı, ne için çalıştın da faydasını veya zararını görmedin.  Devamı...


Elinizin altında erişebileceğiniz bu kadar kaynak varken hiç aslı olmayan bir şeylere inanmak bu kadar kaynağın hiç bir faydasının olmadığını ortaya koyuyor. Bu kadar kitap, yazı, sözler, uyarılar hepsi boşa mı? Galiba bazıları için boşa neden mi? Birincisi; Yeni doğan çocuğun dindar olması için göbek bağını keserek cami avlusuna bırakmak, ikincisi; Cenazenin 7., 40., 52. gecesi hatim ve mevlit okutmak, üçüncüsü; Türbe, yatır gibi yerlerden medet ummak, dört beş altı… bu böyle devam eder. Yoksa ben yanlış bir devirde miyim bu insanlar cahiliye döneminde mi yaşıyorlar acaba, bak şimdi kendimden şüphe duydum. Neyse, şuan bu saydıklarımı yapanlardansanız o zaman Müslümansınız demektir neden mi çünkü Allah'a inanıyorsunuz demektir buda Kur'an'a inanıyorsunuz demektir. Peki, asıl sorum şu? Bunlar nerde yazıyor acaba kaynağını söyleyin biz de bilelim var mı bir kaynağı nerde yazıyor.
Düşündüm de bu kadar şey yazdım galiba boşuna yazdım şimdi farkına vardım. Okumayanlardan bahsediyoruz değil mi, bunu da okumayacaklar ya da anlamayacaklar. Zaten okuyan biri olsaydık bunları yazmamın bir anlamı olmazdı değil mi? Evet bence de evet.  Devamı...


Bu dünya neden yaratıldı;
Biz bu dünayada neden varız;
Kur'an neden indirildi;
Muhammed neden peygamber seçildi;
Bu soruların cevabı nedir sizce bana bunu biri açıklasın din diye müslümanlık diye birşeyden neden hiç bahsedilmiyor. Müslümanlık neden sadece sözde kaldı. Boş bir dünya hevesi için neden bu çabalar bu istekler. Neden neden neden...
ARTIK KENDİNİZE ÇEKİ DÜZEN VERMENİN ZAMANI GELDİ GEÇTİ GEÇİYOR ÖMÜR BİTİYOR. YOLUN NERESİNDESİNDİR BİLİNMEZ AMA, HAYAT ÇOK KISA BU BİR GERÇEK SENDE BUNUN FARKINDAYSAN BU SORULARI DÜŞÜN VE YANITLA
Ben size cevabını vereyim belki bazıları düşünmeden yoksun olabilir asıl gerçek olan ahiret hayatına hazırlık için.  Devamı...

*** ANKET ***
Soru: Kur'an-ı Günlük Yaşantımızda "En Çok" Hangi Amaç İçin Okuyoruz? Açıklama: Bu anketin yapılış amacı Kur'an-ı Kerim'in günlük yaşantımızda çoğumuz tarafından "En Çok" hangi amaçla okunduğunu saptamaktır. Anketi cevaplarken lütfen "En Çok" hangi amaçla okuyorsanız onu seçiniz. Burdaki cevapların hepsini günlük yaşantımızda zaten yapmamız gereklidir. Bizim vurgulamak istediğimiz "En Çok hangi amaçla okuduğumuz".

     Anket Sonuçlarını Görmek İçin Tıklayın

*** SİTEMİZDEKİ KONULARDAN SEÇMELER ***
Cuma namazının farz olabilmesi için belli birtakım şartların gerçekleşmiş olması gerekir. Bu şartlar vücûb şartları ve sıhhat şartları olmak üzere iki çeşittir. Vücûb şartları, cuma namazı kılmakla yükümlü olmanın şartlarıdır; sıhhat şartları ise kılınan namazın sahih yani geçerli olmasının şartlarıdır. Sıhhat şartları yerine cuma namazının edasının şartları da denilir. Aşağıda vücûb şartları ve sıhhat şartları ayrı ayrı sayılıp açıklanacaktır. Ancak, dikkat edilmelidir ki, aşağıda sıhhat şartları arasında sayılacak şeylerden üçü (ki bunlar; a) Vaktin girmiş olması. b) Devlet başkanının hazır bulunması veya izni ve c) Bulunulan yerin şehir veya şehir hükmünde olmasıdır), esasen hem vücûb hem sıhhat şartlarıdır. Zira bu şartları ileri sürenlere göre bunlardan biri bulunmadığında cuma namazı kişiye farz olmayacağı gibi, kılması halinde geçerli de olmaz.Devamı
Hz. Muhammed (s.a.s.) Milâddan sonra 571 senesi, Fil Yılı'nda, 12 Rebiülevvel (20 Nisan) pazartesi gecesi sabaha karşı, Mekke'nin doğusunda bulunan "Hâşimoğulları Mahallesi"nde, babasından kendisine mirâs kalan evde doğdu. Arapların takvim başı olarak kullandıkları "Fil Vak'ası", Peygamberimiz (s.a.s.)'in doğumundan 52 gün kadar önce olmuştu. Hz. Muhammed (s.a.s.)'in doğumundan iki ay kadar önce babası Abdullah, Suriye seyâhatinden dönerken Yesrib (Medine)'de hastalanarak 25 yaşında vefât etmiş ve orada defnedilmişti. Peygamberimiz (s.a.s.)'e, babasından mirâs olarak beş deve, bir sürü koyun, doğduğu ev ve künyesi Ümmü Eymen olan Habeşli Bereke adlı bir câriye kalmıştır.Devamı
İslâm dini birlik ve beraberliğe büyük önem vermiştir. Günde beş vakit namazın bir arada eda edilmesinin teşvik edilmesi, haftada bir cuma namazının ve senede iki kez olan bayram namazlarının topluca kılınmasının gerekli görülmesi, müminlerin görüşüp halleşmelerine, birbirleriyle yardımlaşmalarına vesile olmak gibi bir anlam taşımaktadır. "Ve sen içlerinde olup da onlara namaz kıldıracak olursan, onlardan bir bölümü seninle birlikte namaza dursun, silâhlarını da yanlarına alsınlar" (en-Nisâ 4/102) âyetinde Allah Teâlâ cihad sırasında korkulu anlarda bile cemaatle namaz kılmayı söz konusu etmektedir. Devamı
 
ANA SAYFADini FORUM *Yeni*DİNİ BLOG *Yeni*KUR'AN MEALİAYETLER - SURELERHADİSLER - HADİS ARAMAKUR'AN-I KERİMTEMEL BİLGİLER - İLMİHALMAKALELER VE YAZILARZİYARETÇİ DEFTERİDİNİ ANKETLER


BİR AYET

Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. (Ey Muhammed!) Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter.
(Nisâ 4/79)

HADİS KÖŞESİ

Bir rivayette: "Atiyye veya hibesinden dönen, kusmuğuna dönen köpek, gibidir" denmiştir."
Ebu Davud, Büyü' 83, (3539); Tirmizi, Büyü' 52, (1299); Nesai, Hibe 2, (6, 265); İbnu Mace, Hibe 2, (2377).

BİR SÖZ

Kendini bilmeyen başkasını nasıl bilir?
(Hz. Ali r.a.)
MultiSMART Cloud Hosting
Dizayn: .:: Web Site Yönetim Yazılımı - Ferdi Korkmaz ::. | Site Haritası (Sitemap) | İletişim
Markum.Net - Hosting  Sitemizin hostingi sponsorumuz olan markum.net tarafından sağlanmaktadır.
Facebook Logo



Youtube



Instagram


Twitter